Mehmet Nuri ÇANKAYA
           




  Kategoriler
  .Basın-Medya (33)
  .Bilişim (215)
  .GeziYorum (35)
  .Önemli Duyurular (43)
  .Pazarlama (15)
  .Seminerler (170)
  .Sosyal Sorumluluk (1)
  .Sunumlar (7)
  .Yönetim (16)

  Arşiv
  Haziran 2011 (Güncel)
  Mayıs 2011 (16)
  Nisan 2011 (5)
  Mart 2011 (1)
  Şubat 2011 (1)
  Ocak 2011 (4)
  Aralık 2010 (9)
  Kasım 2010 (5)
  Ekim 2010 (5)
  Eylül 2010 (5)
  Ağustos 2010 (2)
  Temmuz 2010 (1)
  Mayıs 2010 (3)
  Nisan 2010 (2)
  Mart 2010 (7)
  Subat 2010 (4)
  Ocak 2010 (2)
  Aralık 2009 (4)
  Kasım 2009 (2)
  Ekim 2009 (1)
  Eylül 2009 (7)
  Ağustos 2009 (4)
  Haziran 2009 (1)
  Mayıs 2009 (7)
  Mart 2009 (7)
  Şubat 2009 (8)
  Ocak 2009 (10)
  Aralık 2008 (3)
  Kasım 2008 (1)
  Ekim 2008 (3)
  Eylül 2008 (8)
  Ağustos 2008 (10)
  Haziran 2008 (13)
  Mayıs 2008 (11)
  Nisan 2008 (3)
  Mart 2008 (7)
  Şubat 2008 (13)
  Ocak 2008 (18)
  Aralık 2007 (16)
  Kasım 2007 (25)
  Ekim 2007 (6)
  Eylül 2007 (10)
  Ağustos 2007 (8)
  Temmuz 2007 (9)
  Haziran 2007 (6)
  Mayıs 2007 (7)
  Nisan 2007 (11)
  Mart 2007 (4)
  Şubat 2007 (12)
  Ocak 2007 (14)
  Aralık 2006 (17)
  Kasım 2006 (14)
  Ekim 2006 (2)
  Eylül 2006 (4)
  Ağustos 2006 (2)
  Temmuz 2006 (1)
  Haziran 2006 (3)
  Mayıs 2006 (5)
  Nisan 2006 (5)
  Mart 2006 (3)
  Şubat 2006 (4)
  Ocak 2006 (5)
  Aralık 2005 (6)
  Kasım 2005 (6)
  Eylül 2005 (2)
  Ağustos 2005 (2)
  Temmuz 2005 (5)
  Haziran 2005 (9)
  Mayıs 2005 (11)
  Nisan 2005 (6)
  Mart 2005 (8)
  Şubat 2005 (9)
  Ocak 2005 (8)
  Aralık 2004 (10)






 

 



Mehmet Nuri ÇANKAYA Blog          

20.04.2007

Genç TV'ye Konuk Oldum
20 Nisan 2007 akşamı Genç TV ekranlarında Teknoloji Günlüğü programına konuk oldum. Kıbrıs’tan yayın yapan Genç TV’de 20 Nisan 2007 günü Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğimiz teknoloji seminerlerini konuştuk.
Ayrıca S2B Programı’ndan nasıl Kıbrıs’ta okuyan öğrencilerin de yararlanabileceğini aktarmaya çalıştım. Şuana kadar 68 kişinin staja yerleştirildiği Students to Business Programına Kıbrıs’taki üniversitelerden de yoğun ilgi var, onları da yaz döneminde Microsoft İş Ortaklarımızda staja yerleştiriyor olacağız. TV programını hazırlayan ve sunan Volkan Güngör’e Kıbrıs halkına televizyon ile de ulaşmamı sağladığı için ve ayrıca teknolojiyi Kıbrıs’ta yaygınlaştırmaya çalıştığı için teşekkür ediyorum.

Etiketler:

Kategori :Basın-Medya
@21:33, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (1) - Yorum Yaz


19.04.2007

Semantik Web
Web 3.0

Bazen anlamsal web olarak da adlandırılan semantik web mimarisini anlamak için önce semantik kelimesinden başlayalım. Semantik; anlamı araştırmak demektir, Yunanca Semantikos yani gerçek anlam kelimesinden gelmektedir. Semantik web teknolojileri açık standartlar sayesinde anlamı verinin döküman içeriğinden ayrıştırmamızı sağlar. Eğer bilgisayar bir dökümanın semantiğini anlarsa, artık sadece o dökümanın içerisindeki karakterleri algılamaz, dökümanın "anlamını" öğrenebilir.

Semantik web verinin uygulamalar arası, kurumlar arası, topluluklar arası paylaşılabilmesi için bir altyapı sağlamaktadır. Semantik web, verinin makineler tarafından anlamlandırıldığı bir veri paylaşımıdır. Semantik teknolojiler anlamı ontolojiler kullanarak anlatmaktadır.

Semantik Web Teknolojileri

RDF yani Kaynak Açıklama Altyapısı (Resource Description Framework) semantik web için temel veri modelidir. Bu model farklı değişim formatları olan RDF/XML, N-Triples, N3 ve Turtle için baz teşkil etmektedir. Semantik dünyanın kalbini ise Ontoloji'ler oluşturmaktadır, bu yüzden de OWL yani Web Ontoloji Dili (Web Ontology Language) tüm açıklamaları ve ilişkileri yapabilmemiz için kullanacağız teknoloji olacaktır. Semantik web teknolojilerinin kullanımına güzel bir örnek FOAF (Friend of a friend) uygulamasıdır, özellikle günümüzün sosyal ağları olan web projelerini düşündüğünüzde anlamsal weble hayata geçecekleri hayal etmek bile güç.

Semantik Web'in Faydaları Neler Olacak?

Öncelikle fiziksel dünyadaki farklı cihazların internete erişmesi ve karar mekanizmalarıyla interneti yönetmeleri ilk önemli fayda olacak. Web servisleri artık cihazlar arası erişim için kullanılacak ortak bir dil olacak ve ona ontolojiler ile anlam katılarak yorumlanacak, sadece veri dünyası geçmişte kalacak. Geleceğin bilgi dünyasında veriye ulaşmak için kullandığımız arama mantığı neredeyse tamamen değişmiş olacak, bu da verilerin yapısını değiştiren bir değişimi tetikleyecek. Sonuçta insanlık için geleceğe dair çok önemli bir adım atılmış olacak ve dünya üzerinde bulunan bilgi daha anlamlı hale gelerek inanılmaz bir hızda büyüyecek. Sonuçta gelecek daha farklı bir gelecek olacak. Semantik web konusunda yeni blog girişlerine devam edeceğim, ama öncesinde yorumlar rica ediyorum, siz semantik web konusunda neler düşünüyorsunuz?

Etiketler:

Kategori :Bilişim
@20:23, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (3) - Yorum Yaz


18.04.2007

Web 1-2-3 Tıp..

5 Ocak 2007'de Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde 2007 yılının popüler konusu olan "Web 2.0" konusunda konuşmacıydım, benim çok keyif aldığım bir seminerdi doğrusu, içerisinde Voltran'dan Kara Şimşek dizisine kadar birçok örnek vardı web 1.0 ile ilişkilendirdiğim. Web 2.0 örnekleriyse bugünlerde yaşadığımız internet dünyasının gözde web siteleriydi, peki ya "Web 3.0" ne olacaktı? Öncelikle ne zaman "Web 3.0" zamanındayız artık diyecektik ve "Web 3.0" neleri içerecekti? İşte tüm bu cevaplar için araştırmalar yaptım ama kimsenin net birşey söylediğini literatür taramamda bulamadım ve sonunda Web 3.0'ı Mehmet Nuri Çankaya olarak tanımlamam gerektiğine inanarak düşündükleri modellemeye başladım. 25 Ocak'daki seminerin sonunda 2-3 slayt ekledim Web 3.0 ile ilgili ama seminer sonrası da bana en fazla gelen sorular bu yönde oldu. Bu yüzden konuyu bloga taşıyıp sizlerle paylaşmak istedim.

Hızlıca; Nedir bu Web 3.0?

Kısaca, en özet haliyle "Web 3.0; internet kontrolünün insanın elinden çıktığı web dünyasıdır". Web 1.0 insanlar tarafından yaratılan internet uygulamalarının kullanıldığı bir dünya iken Web 2.0 insanlar tarafından Web 1.0 mantığıyla yaratılan internet uygulamalarının değiştirilebildiği, kontrolün insan eline geçtiği bir dünya olmuştur. Web 3.0 kontrol cihazlar arası etkileşimle internetin kendi kendini yaratacağı bir web dünyasıdır. Semantik web dünyası da Web 3.0 dünyasının başrol oyuncusu olacaktır.

Web 1 varmış bir yokmuş...

1991 yılında dünyada serüven başladı, Türkiye'de ise 1995'lerde ilk ciddi web siteleriyle karşılaşmaya başladık. Öncesinde ODTÜ sonrasında Ege Üniversitesi'nde başlayan internet çıkışları sayesinde Türkiye 0822'li hatlar üzerinden bedava internetin keyfini yaşadı, hemen sonrasında ilk internet servis sağlayıcılar oluşmaya başladılar ve internet kısa bir süre sonra ücretli hale geldi. Eğer 4 yıl daha ücretsiz bir internet bağlantısı sağlansaydı emin olun 2007 yılındaki internet abonesi sayısına çok daha öncesinde ulaşmış olurduk, neyseki web 1.0 dünyası geride kaldı. Biz de ilk kurumsal web siteleri HTML kodlarıyla yazılmaya başlarken dünyada sadece Netscape önderliğinde bir browser dünyası vardı, tabi ki Windows 98 ikinci sürümlere Internet Explorer gelinceye kadar, kısa zaman içerisinde Microsoft'un başarılı ürünü Internet Explorer tüketicilerin tercihi oldu ve artık sadece HTML değil, DHTML yani dinamil içerikler de destekleniyordu. 2000 yıllarda web 1.0 altın çağlarını yaşadı, dünyada dotcom şirketler hızlıca yükseldi ve toplu halde büyük bir patlamayla battılar. Ayakta kalanlar ise kendilerini Web 2.0 dünyasına hazırlamış olanlardı.

Şirketlerde ise uygulama geliştiricilerden artık windows uygulamaları yerine dağıtımı kolay olan web uygulamaları isteniyordu, Active Server Pages (ASP) gibi teknolojiler sunucu taraflı uygulama geliştirme mimarisi sayesinde birçok yazılımcının yeni platform seçimini web olarak değiştirmişti. Ayrıca 2000'li yıllarda oluşmaya başlayan web servisleri ise Web 2.0'ın ötesinde Web 3.0 için mükemmel bir altyapı oluşturuyordu ama kimsenin pek ilgi gösterdiği yoktu o yıllarda. Özetle web 1.0'da kontrol içeriği oluşturanların elindeydi, kullanıcılar sadece izleyiciydiler.

Büyük Resim için Tıklayınız
Büyük Resim için Tıklayınız

Yaşadığımız Web 2.0 Dünyası...

Bugünlerde son sürat ilerleyen dünya ise web 2.0 dünyası. Bence bu dünyada ilerlemeyi ve son noktayı sağlayan blog'lar oldu. Uzun yıllar blog demedim, günlük kelimesini kullandım ama o kadar bilinen bir kelime haline geldi ki blog artık dalganın tersine yüzmemeye karar verdim ben de. MSN Space, Blogger gibi servislerin dışında kişilerin kendi bloglarının büyümesi ve blogları podcastlerin hatta sonrasında webcastlerin sarmış olması gelişmeyi daha da hızlandırdı. Artık web dünyasında kontrol kullanıcıların elindeydi, ne isterlerse yazabilir, konuşabilir, izletebilir, tartışabilirlerdi. Web 2.0 dünyası XML teknolojisinin sunduğu en büyük senkronizasyon aracını türetmişti: RSS Really Simple Syndication. Böylece artık blogları, podcastleri, webcastleri ve daha birçok içeriği RSS sayesinde kontrol edebiliyorduk. Açıklık çok önemliydi ve wikipedia'nın "Edit This Page" linki bunun en güzel göstergesiydi, artık içerik yöneticileri yoktu wiki mantığı vardı, herkes içeriğin bir ucundan tutabilirdi. Bu işleyiş değişikliğiyle halkın kendi yönettiği içerik sistemleri oluşmuştu; folksonomy denen bu yaklaşım Web 1.0'ın bittiğinin en somut göstergesiydi.

Teknoloji açısından baktığımızda AJAX yani Asenkron JAvascript ve Xml teknolojisi dünyayı sarstı ve sarsmaya devam ediyor ama AJAX ne birşey değildi. 1998'den beri tanıdığımız ve kullandığımız XML teknolojisiyle; yılların eskitemediği eski web teknolojisi Javascript yeniden hayata dönmüştü. Başrolde de XmlHttpRequest nesnesinin oynadığı bu yeni filmde yeni olan ise Asenkron çağrılarla web dünyasının işleyiş mantığındaki değişme olmuştu. Bu değişiklik web'in gücüne güç kattı ve hatta sırf bu yüzden Web 2.0 = Ajax'tır diyenler bile oldu. Oysa bizim flickr.com, digg.com, zillow.com, wikipedia.org, del.ico.us gibi Web 2.0'ın özelliklerini taşıyan sitelerden öğrendiğimiz gibi sosyal ağlar işin mimarlarıydı ve şimdiye kadar etiket mantığında yazdığım diğer teknolojiler de bunun altyapısıydı.

Web 3.0

Güç gitgide birbiriyle konuşan sistemlere ve otomatik karar alma ağaçlarıyla birlikte oluşan ontolojilere dönüşüyor web dünyasında. O yüzden yazımın en başında web 3.0 = internet kontrolünün insanın elinden çıktığı web dünyasıdır ifadesini kullandım. Gelin, böyle mi değil mi konusuna semantik web başlıklı blog girişimi okuduktan sonra karar verin.

Etiketler:

Kategori :Bilişim
@20:09, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (0) - Yorum Yaz


17.04.2007

Bursa-Eskişehir-Ankara Lansmanları...
Üniversite lansmanları turumuz son hızıyla devam ediyor. 11 Nisan 2007 tarihinde Bursa’da Uludağ Üniversitesi’ndeydik. Geniş bir katılımla gerçekleşen etkinlikte öğrencilere Windows Vista, 2007 Office System ve .NET Framework 3.0 anlattık. Umuyorum katılımcılar için de verimli bir etkinlik olmuştur. Bursa lansmanının aklımda kalan olayı ise koltuğu kırılan öğrenci idi, Onur’un düşen arkadaşa Windows Vista vermesi ise hoş bir anı oldu. Büyük Resim için Tıklayınız
Büyük Resim için Tıklayınız Bursa’dan Eskişehir’e geçerek 12 Nisan 2007 Eskişehir lansmanı gerçekleştirdik. İlk defa bu kadar kalabalık bir katılımla karşılaştım Anadolu Üniversitesi’nde. Katılan herkese teşekkürler. Ayrıca Eskişehir’de Yazılım Üssü’nü de gezme şansı bulduk, oradaki başarılı projelere imza atan arkadaşlarla bir toplantı yaptık. Eskişehir’i bu başarılı projesinden dolayı tebrik ediyorum, darısı yeni illerin başına, bence örnek alınabilecek çok güzel bir model çıkmış ortaya.
Eskişehir’den Ankara’ya geçerek bu haftanın son lansmanını 13 Nisan 2007’de Çankaya Üniversitesi’nde gerçekleştirdik. Bugünün iki farklı özelliği vardı bence, ilki Türkiye’nin ilk “InstallFest” etkinliği Çankaya Üniversitesi’nde gerçekleşti. InstallFest; MSDN AA üyesi olan bölümlerde bu yıl yapacağımız etkinliğin adı, Mayıs ayında da ODTÜ’de gerçekleştireceğiz. InstallFest’in amacı öğrencilere ve akademisyenlere MSDN AA programını anlatmak ve seminer sonunda tüm öğrencilerin kullanabilecekleri Windows Vista, SQL Server 2005, Visual Studio 2005 ürünlerini fuaye alanında öğrencilere dağıtmak. Katılım çok yoğun gerçekleşti installfest’e, organizasyon için Ömer Çelik’e ve Murat Duman’a çok teşekkürler. Büyük Resim için Tıklayınız
Büyük Resim için Tıklayınız Çankaya Üniversitesi’ndeki ikinci farklılık ise ilk Microsoft Robotu çalışmasını fuaye alanında sergiledik. Değerli Oğuz Bayrakdar; Microsoft Robotics Studio kullanarak programladığı robotun demosunu yaptı. Yol izleyebilen robot, kolaylık C# ile programlanarak futbol maçı dahi yapabiliyor. Önümüzdeki aylarda daha fazla robot üzerine konuşuyor olacağız, çok keyifli bir konu robot.

Etiketler:

Kategori :Seminerler
@20:03, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (3) - Yorum Yaz


16.04.2007

Bankalar için Web 2.0
Gitgide hayatımızın parçası olmaya devam eden Web 2.0 konusunda sektörel bazda bilgiler vermek istiyorum. İlk olarak bankacılık sektöründen başlamak istedim. Web 2.0 içerisinde yer alan blog, podcast, webcast gibi teknoloji başlıklarını ve paylaşım-topluluk yaklaşımlarını düşündüğümüzde bankacılık sektörünün ne ilgisi var diye düşünebilirsiniz ama ben inanıyorum ki eğer bankalar günümüzdeki internet bankacılığı ile devam ederlerse uzun vadede Web 2.0 üzerine kurgulanmış internet stratejileri olan rakipleri tarafından yavaş yavaş yok edilecekler. Gelin sırayla neler yapılabileceğini inceleyelim:

Öncelikle Türkiye’nin nüfusunun %60’nın 30 yaşının altında olduğu gerçeği var, bu da yeni banka müşterilerinin Web 2.0 teknolojilerinin tutkunları olduğunu gösteriyor, bu kitle henüz büyük paralar ile işlem yapmadıkları için bankanın hedefinde olmayabilir ama onların 10 yıl sonra bankanın en büyük müşterileri olacağı gerçeği uzun vadede yatırımın ne kadar anlamlı olduğunu gösteriyor. Bu yüzden varolan internet şubesinin dışında farklı bankacılık enstrümanlarında internet kullanılmalı. İlk örnek olarak bankacılık konusunda deneyimi az olan müşterilerin faydalanacakları uzman blogları olmalı, bu kişiler digg.com gibi fikirlerle belli hisse senetleri, yeni döviz trendleri konusunda fikir paylaşımlarında bulunmalılar, içlerinden çıkacak gurular olacaktır zamanla, bu kişilerin de yapacaklar podcastler genç yatırımcılara yol gösterecektir. Birçok bankada çalışan finansal danışmanlar arasından bir grup eminim internetin gücü keşfedecek ve hem kendilerini hem de bankalarını marka haline getireceklerdir, bakalım ilk finansal blogger sahibi banka kim olacak?

İkinci olarak belki de en hızlı yapılabilecek olacak RSS desteğinin bankacılık işlemlerine eklenmesi. Havale EFT gibi işlemlerden sonra e-dekont veya SMS alınabilir şuan ama tam bir işlem takibi yapabilmek imkansız çünkü gelen e.postayı ve sms’i siliyoruz, oysa bir RSS Feed olsa benim hesaplarıma ait ve güvenli bir erişim yetkilendirmesi sayesinde outlook veya internet explorer gibi araçlar üzerinde bulunan RSS okuyucular sayesinde sürekli takip edebilsem? Ayrıca sürekli takip ettiğim hisse senetleri ve çeşitli borsa işlemlerinde RSS desteği alabilsem? Günlük bono ve tahvillerimin getirilerini RSS olarak görebilsem? Kurumsal hesabımın RSS’inde yapılan ödeme ve beklenen ödemeleri maaş bilgileri dahil RSS’den izleyebilsem. Bakalım bunu Türkiye’de ilk hangi banka yapacak, eminim bu fırsatı gören banka RSS’in bir sonraki faydalarını görmekte gecikmeyecektir.

AJAX teknolojisi kesinlikle internet şubelerinde kullanılması gereken bir mimari ama bu teknolojiyi javascript olarak zaten kullanan bankalar var. Ama bahsettiğim kullanıcı deneyimi daha farklı bir boyut, sayfaların asenkron olması bu konuda sadece ilk adım, özellikle WPF/E gibi yeni mimariler kullanılarak, vageçilmez bir deneyim yaratılabilir. Zengin web 2.0 uygulamalarını önümüzdeki yıldan itibaren görmeye başlayacağız dünyada da.

Peki nereden başlamak lazım, bence ilk önce RSS ve Blog şirket içinde kullanılmalı ve gücü gerçek anlamda görülmeli çalışanlar tarafından. Yaratılan katma değeri müşteriye de nasıl yaşatabiliriz sorunu üst yönetimden zaten gelecektir, böylece web 1.0 dünyasında yapıldığı gibi hayal satmak ve büyük yatırımlar yaparak üst yönetimi hayal kırıklığına uğratmak değil yaşayarak kendilerinin istemesini sağlamak mümkün olacaktır. Özellikle RSS’in kurumsal iş akışlarında standart olacağına eminim, aklın yolu bir, bakalım döküman yönetimi sistemleri kendi XML standartlarıyla daha ne kadar RSS’e direnebilecekler.

Son olarak Web 2.0 stratejilerinde unutulmaması gerekenin kullanıcıları sürekli dinlemek ve onların içeriğe destek olmalarını sağlamak gibi potansiyelleri desteklediğinden emin olmak lazım. Tek taraflı kurulumunu yaptığınız hiçbir teknoloji Web 2.0 mimarisine uygun olmayacaktır, her türlü yeniliği paylaşmak ve geminin dümeninde müşterilerin olduğunu bankanın hissettirmesi gereklidir.

Etiketler:

Kategori :Bilişim
@23:45, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (2) - Yorum Yaz


10.04.2007

INETA MEA Başkanı Oldum
Yine güzel bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. 2 yıldır yürütmekte olduğum INETA Türkiye Başkanlığı görevimden INETA MEA (Middle East Afrika) Bölge Başkanı oldum. Bu yeni görevimde 22 ülkeden sorumlu olacağım. Bölgemde bulunan 30,000 üzerinde üyesi olan 104 grubu yöneteceğim. INETA Türkiye Başkanlığı görevini de Aykut Taşdelen yürütüyor olacak, kendisine bu yeni görevinde başarılar diliyorum. INETA MEA

Etiketler:

Kategori :Önemli Duyurular
@00:00, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (5) - Yorum Yaz


07.04.2007

Bilişim Dünyası Engellilerle Buluştu
Aykut Taşdelen (Microsoft MVP) tarafından, 2 Nisan 2007 tarihinde düzenlenen etkinlikte, Omurilik Felçlileri Derneğinin temsilcileri, bilişim dünyası ile bir araya geldi. Özellikle sorunların, beklentilerin ve çözümlerin tartışıldığı ilk oturumda dernek başkan yardımcısı sayın Süleyman Akbulut ve Microsoft Türkiye genel müdür yardımcısı sayın Cemal Akyel söz aldılar. Bu oturumun sürprizi ise, Microsoft MEA DPE lideri Mr. Elias Tabet ‘in katılımı oldu. Etkinlik ikinci oturumda Mehmet Emre ve Aykut Taşdelen’in .NET Framework 3.0 ile Web Part konulu sunumları ile devam etti.

Taşdelen, Microsoft’un “Potansiyeliniz tutkumuzdur” söyleminden yola çıkarak, Türkiyedeki sekiz buçuk milyon engellinin bilişim alanındaki potansiyelini ortaya çıkartmak amacı ile bu denli önemli bir etkinliği gerçekleştirdiğini ve bunun sadece bir ilk olmasını istediğini belirtti.

Değerli dostum Aykut Taşdelen'in bu büyük girişiminden dolayı kutluyor, engellilerin bilişim dünyasına aktif katılımlarının sağlanması için atılacak uzun yolun bir başlangıcı olacağını ümid ediyorum. Tebrikler...

Etiketler:

Kategori :Seminerler
@20:34, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (0) - Yorum Yaz


05.04.2007

Kariyer Günleri Paneli Ardından...
5 Nisan 2007 günü Fatih Üniversitesi’nin düzenlediği Kariyer Günleri konulu panele konuşmacı olarak katıldım. Bilişimde Kariyer konulu yaptığım konuşmada, öğrencilere kendi kariyerimden örnekler vererek nasıl Türkiye’nin geleceğinde bilişimle neler başarabileceklerini anlattım. Özellikle Imagine Cup yarışmasına katılımın gelecek yılllarda artmasını dilediğim Fatih Üniversitesi öğrencilerine başarılar diliyorum. Büyük Resim için Tıklayınız

Etiketler:

Kategori :Seminerler
@20:23, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (0) - Yorum Yaz


03.04.2007

Microsoft Bir Türk Yazılım Firması Satın Aldı
Çok önemli bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum: Microsoft olarak bir Türk yazılım şirketini olan devBiz’i satın aldık. 9 Eylül Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümü mezunu Hakan Eskici ve Ahmet Ali Akkaş tarafından kurulan devBiz Business Solutions, artık Microsoft bünyesinde faaliyet gösterecek. Bence bu Türkiye yazılım sektöründeki büyük gelişmenin en somut örneğidir, devBiz kurucularını tebrik etmek istiyorum. Çok önemli bir konu olan Team System konusuna yatırım yaptılar, olmayan ama çok önemli ihtiyaçları karşılayan bileşenleri yazdılar ve ürünleri dünyaca ünlü oldu. Özetle eğer küresel rekabette başarılı olmak istiyorsak, devBiz gibi dikey uzmanlıklara giderek kendi kategorimizi yaratmalı ve burada birinci olmalıyız, başarı zaten odaklanma sayesinde gelecektir. Amaç Hindistan olmamak, yani ucuza kalitesiz iş yapmamak, tam tersi odaklanıp başarıyı liderlikle yakalamak. Yeniden İzmir’li girişimcileri tebrik ediyorum.

Etiketler:

Kategori :Bilişim
@20:12, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (1) - Yorum Yaz


02.04.2007

Marka Etkinliği Ardından
Boğaziçi Üniversitesi’nde Boğaziçi Üniversitesi Makina ve Teknoloji Kulübü (BÜMATEK) tarafından düzenlenen BAKIŞ’07 etkinliğine Marka Yönetimi konusunda konuşmacı oldum. Etkinlikte Microsoft olarak marka yönetimine nasıl baktığımızı ve geçmişten bugüne Microsoft markasının nasıl geliştiğine dikkati çekmeye çalıştım. Özellikle seminer sonundaki 10 kural sanıyorum Türkiye’den de yeni markaları dünya çapında başarılı kılabilmemiz için mutlaka uygulanması gereken adımlar. Böyle bir etkinliğe beni davet ettikleri için Ahmet Yöntem başta olmak üzere tüm kulüp üyelerine teşekkür ediyorum. Ayrıca aynı panel konuşmacısı olduğumuz Symantec Türkiye Müdürü Gökhan Say’a da paylaşımları için teşekkür ediyorum, umuyorum öğrenciler açısından hem Microsoft hem de Symantec yetkililerinden marka konusunda bilgi almaları faydalı olmuştur. Büyük Resim için Tıklayınız

Sunumu download etmek için tıklayın >

Etiketler:

Kategori :Seminerler
@20:20, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (1) - Yorum Yaz


01.04.2007

Trabzon Etkinlikleri Sonrası
Büyük Resim için Tıklayınız Trabzon’da 2 büyük etkinlikte öğrencilerle buluştuk. İlk etkinliğimiz 23 Mart 2007’de gerçekleşen Akademik Lansman oldu. Benim katıldığım ilk lansman, turun ikinci ayağı olan Trabzon lansmanı çok yoğun bir katılımla gerçekleşti. Bu etkinlik kulüpler arası organizasyon ve özel sektörle kulüplerin işbirliği açısından çok başarlı bir lansmandı. Organizasyonda emeği geçen her kulüp üyesine teşekkür ediyorum.
İkinci önemli etkinlik ise daha önce Bilkent ve Pamukkale Üniversitesi’nde gerçekleştirdiğimiz S2B eğitimi ardından Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde düzenlediğimiz ASP.NET konulu 3 günlük eğitimdi. Trabzon’da düzenlenen S2B Eğitimi; INETA-Microsoft-Bilgeadam-TBD Genç Trabzon Şubesi ve Karadeniz Teknik Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleşti. 25 kişinin katıldığı eğitimde öğrenciler en yeni teknolojileri konusunda uzman eğitmenden dinledikten sonra bilgisayar başında uygulama yaparak tüm öğrendiklerini uygulamaya dönüştüdüler. Sonuç olarak en az 5 kişinin de yaz stajı yaparak öğrendiklerini pekiştirme fırsatı bulacağı bu etkinlik eminim büyük bir sosyal sorumluluk projesi örneği oldu. Eğer ülkemizdeki diğer üniversitelerden böyle bir çalışmayı gerçekleştirmek isteyen olursa seve seve yapabileceğimizi belirtmek isterim. Önümüzdeki aylarda Marmara Üniversitesi, Koç Universitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde de benzer S2B eğitimleri planlamaya başladık bile. Son olarak Trabzon’daki eğitimi veren değerli Yalçın Uzun’a aldığı müthiş geribildirimlerden dolayı teşekkür ediyorum. Büyük Resim için Tıklayınız


Microsoft’un kampüsünün bulunduğu Redmond’da doğayla içiçe çalışma yapabildiğiniz bir üniversite kampüsü havasında. Her bina farklı ürün grupları tarafından kullanılıyor, orta kısımda bir futbol sahası olan yemyeşil bir kampüs. Binalar yaklaşık olarak 3-4 katlı, tabiki en kalabalık gruplar Office ve Windows grupları. Kampüste çalışanların çoğu Redmond’da yaşıyorlar, bir kısmı özellikle göl kenarında bir evde kalmak isteyenler Kirkland adlı bölgeyi tercih ediyorlar. Sonuçta sabahları işe gelmeniz en fazla 45dk sürecektir, özellikle İstanbul trafiği sonrası 45dk uzun bir zaman olarak gelmiyor bence. Microsoft Redmond kampüsünde çalışmak istiyorsanız Bilgisayar Mühendisliği bölümünde son sınıf okuyor olmanız, Kasım ve Nisan aylarında yapılan mülakatlar için özgeçmişinizi yollamanız gerekiyor, başvurmak isteyenler için duyuru metni gelir gelmez blogum üzerinden duyuru yapacağım. Sonuç olarak Seattle bence yaşanılası bir yer ama her zaman aklınızda güzel ülkemiz Türkiye özellikle de İstanbul olacak, şimdiden söyleyeyim.

S2B Trabzon S2B Trabzon S2B Trabzon S2B Trabzon

Etiketler:

Kategori :Seminerler
@20:10, Mehmet Nuri ÇANKAYA | Yorum Oku (2) - Yorum Yaz